170 •

Posted by tranquíl

Gündüzleri uyuyup gecelere uyanıyorum. Kalktığımda iştahsız kalkıyorum. Uzun süre "ne yiycem ben ya" diye yenilebilecek şeyleri kafamda film şeridi yapıyorum, hiçbirini yiyesim gelmiyo, kaset sarıyo abi. Geceleyin her yer kapandığında yemek yemek yerine ayvayı yemeyeyim diye pastaneden börek açma bişeyler alıp eve gidiyorum. Günde bi öğün, bi atıştırma yiyorum galiba. Acayip düzensiz, emin değilim. Zaten neyi "gün" olarak adlandıracam ondan da emin değilim. Yıkım çizimleri, harabe şehirler, post-apokaliptik wallpaperlar aranıyorum. Uzanıp Scott Walker - Drift'i dinliyorum. Psikopat herif. Nadir gülüyor, güldüğümde histerik gülüyorum. Erkenden yazı özledim. Ziyan olan günlere mi ziyan olacak günlere mi yansam karar veremedim. Güner güner yokoluyorum valla. Saçım deli saçına benzemiş, vitrinin tekindeki yansımamda gördüm. Ama dişlerimi fırçalıyorum yine de allağiçin, neredeyse düzenli. Dolmuşta hafif kestirdim, istemsizce kestirdim. Derste delirdim. Çoğu şeyden geçtim inan. Bazen telefon çalıyor açıyorum, konuşuyo kapatıyorum. Dışarıdan bişey istiyon mu deniyor; istiyorum, istemiyorum, değişiyo. Dolmuş aslında çok acayip bişey ha ama alışmışız. Tanımadığın tanımadığın insanlarla yanyana samimi samimi falan. Elin eline değiyo, kolu değiyo, sana yaslanıyo bazen istemeden, isteyerek, neyse artık. Ama güzel lan yine de, ona diyeceğim yok.

Bugün mesela gene aşırı uyudum, 2. etti bu. Kalktığımda berbat hissediyodum ve yemek de yiyesim gene gelmemişti. Şakağımın üstünde sivilce. Allahın geberesisi. Saçım kapatır gerçi. Kitabı okumuyorum, film izlemiyorum. Allahtan kayıtları bitirdim, yoksa hiç çekemezdim öylece kalırdı. Daha da bunalırdım daha da daha da daha da daha da BPUFOOOOOOOOOĞNNNNNNNNNNNNNNNKKKKUUUĞĞFFFFFFİİİİİĞUUUUUĞUŞŞŞŞŞŞŞşşşşşşssss!!!




olurdu. Ama bitti neyse ki. Hiç blog yazısı gibi blog yazısı yazamıyom. Tepki verilebilitesi, daha doğrusu doğru düzgün bi tepki verilesi, diyalogumsu bi yazı olmuyo hiç. Okunulası bile olmuyor olabilir oluyo. diyalogumsu mu diyaloğumsu mu ya? K Ğ'ye yumuşuyodu da, G Ğ'ye yumuşuyo muydu? Bilemedim. Neyse Noel Baba'ya sorarım, yıl başı geliyo zaten. Ama belki bize gelmez. Rüyamda teröristler iyice azıtmış iç savaş çıkmıştı iyiden iyiye. Kürt kökenli olanları açıktan açığa vuruyolar, dövüyolardı, kaos vardı şehirde. Kapı çaldı, eve biri geldi, evden biri kapıyı açtı, adam bodos daldı eve direkt banyoya gitti ahuaueh niyeyse. Kürtler kürtlüklerini banyoda saklıyolarmış yıhıh. Sonra işte apartmanın üst katlarından birileri gelip elindeki bişeyi yüzüme doğru tuttu. İki elini kapamış böyle içinde kuş tutuyo gibi. Yüzüme yüzüme tuttu zorla. Onlar da kürtmüş yani bize düşmanlar. Elinin içinde pat pat bişeyler patladı. Ne yapmaya çalışıyo anlamadım. Didişdik biraz itmeye çalıştım. Sonra başka bi rüyada kumsalda birinin sağlık karnesini buldum. Neler neler. Gene yatsam mı. Bazı insanlar ne güzel bloglar yazayorular. Mesela o zaman benim de yazasım gelebilero ve fekat unutuluyordur o zaman da işte. Unutulayarmış şeylerimi toplasam sonra onların karekökünü bile alsam baya bi sayılar ederdi. Yaaa, yaaaa.
Derslerden tiksinenorm. Öğrencilikten tiksinenorrrrrrrrrrrrrrrrrmmm. Mal mal okula gidip gelmece, günleri geçirmece, dersleri geçheyim, kopya çekmeyeeyim, yovarlanıp githeyim, gidişatı bozmayayım sakııın aman aman. Yuvarlanıp gideyim işte yamaçsız yamaçsız. Küfürlü konuşasım geldi desem yalan söyle Mişıl Mam.
Bıh. e_e

169 •

Posted by tranquíl

Eskiden bi gizli numarayla arama modası vardı. Herkes tanıdığını bile gizli numarayla arıyodu falan. Şimdi sapıklar bile gizli numarayla aramıyomuş. Noğoldu o modaya ya? Dünya çok hızlı evrilmeye başladı azizim.

Ya bu modaları kim başlatıyo bi de, onu da acayip merak ediyorum ha. Anonim modalar.

168 •

Posted by tranquíl

"It's; the artist doesn't have to suffer to show the suffering."

Fak hel yea! Ne mutlu oldum lan, hahaaaa, tıpatıp aynı şeyi demişiz adamla ya, yaşasın lan. Gözüne girsin Ufuk. Sen ve senin gibilerin.

167 •

Posted by tranquíl

"Dear Leonard,
to look life in the face...
always to look life in the face,
and to know it for what it is.
At last, to know it,
to love it for what it is,
and then...
to put it away.

Leonard...
always the years between us,
always the years...
always... the love...
always... the hours."


Foto : Livingroom by Daniel K. Gebhart

166 •

Posted by tranquíl

İnsanlarla grup kurup müzik yapmaya çalışmak nası biliyo musunuz, farklı doğrultudaki vektörlerin bileşkesini almak gibi bişey. Kendi oluşumunuzun tek başına oluşturduğu o müzikal vektörden daha kuvvetli bir vektör oluşturabilir birden fazla vektörlerin birleşimi. Ama işte sizi çekiştirir illa ki bi taraflara. Tabi siz de onu/onları. İşbu insanlar grup oluşturmaya yeltendiler mi çekiştirilmeye hazır olmalılar. Evet. Amma ve lakin karşıt kutuplarda çekiştirme varsa hayatınızdan bezersiniz ve ortaya adam akıllı hiçbir kuvvet çıkmaz işte.

Ama vektörlerin arasında aşırı büyük açılar yok ise, o zaman tatlı olur, hafif çekiştirmelerden herkes de haz alabilir. Bileşkeniz kocaman olur. Tadından da yenmez ha.